El’veda
Dramatik komedi filminin başrol oyuncusuyum..
Öyle oynuyorum ki rolümü sevgili, ağlayışlarımda izleyicilerin kahkaha sesleri var..
Yalancı bir sonbaharın güz şairiyim bu günlerde..
Tavanda fosforlu yıldızlarım elimde sulu boya fırçam. Fonda son ses müzik :
“Kalıyor yastığıma sinmiş kokun..
Kalıyor sevişmelerimizin son şahidi..
Sen gidiyorsun..” sözleri..
Yüzümde savaş boyalarım bileklerimden dökülen kanların eseri..
Kırdığım şarap bardakları yerdeki halı desenim. Kirpiklerim hep ıslak..Üstümde ince bir fanila.
Kapı zilim buz tutmuş ve telefonum inatla titremekte..
Yine alacaklılar arıyor. Üç beş kuruşluk sevgilerini geri isteyecekler, tüm kinlerini kusacaklar üstüme..
Sosyal paylaşım ağları yağmur yağdırmakta. Her yeni bildirim sesi kulaklarımı aşındırmakta..
Tavandan düşen damlalarım var. Sayıyorum.. Bir iki üç.. Bugün de doldu kova.
Söylesene kim değiştirecek onu bu yalnızlıkla ? !
Açık bir kapım var. Hırsıza davetiye diyeceğim ama öyle kalabalık ki yalnızlığım..
Girse çıkamayacak. O denli..
Evde ölü soğukluğu..
Camları buğulayıp özgürlüğünü çizen küçük bir kız çocuğu yok ne de olsa !
Kırılmış bir boy aynası tüm çıplaklığı gözler önüne sermekte..
Duvarlarımda yankılanmakta sükunetin sedası.
Şimdi bana kalan “Yüreğimin hem öksüz hem yetim sevdası..”
Ayılmak için aslan sütünü çarpıyorum yüzüme.
Yazıp yazıp siliyorum sevgiliye dair tüm kısa mesajları ve yine boşveriyorum tüm aldanmışlıklarımı..
Kırık kulplu fincanımda bol vodkalı kahve deniyorum. Bu sefer tutturacağım ölçüsünü.
Saatime bakıyorum. Yelkovan ölüme beş kala. Akrep içimi kemirmekte..
Ağır ceza hakimlerinin kalem kırma ağırlığı var üstümde..
Yastığımı koklayıp içime çekiyorum son bir kez ve başucumdaki sararmış kağıda şöyle karalıyorum..
“Aşk ne bir kuşun kanadında ne de sevgilinin kollarında.. Aşk şarapçının meyinde sanatçının neyindeymiş meğer..
Bilemedim..”
Sonsuz aşkların sonlu kahramanları !
Şimdi gitmelerin en yoksun zamanı..
Çaresiz ki elde var veda, hepinize el’veda..
Pelin Yılmaz
bu yazıyı herkes kaldıramaz. ben mesela
YanıtlaSil