21 Şubat 2011 Pazartesi

Sadece canım sıkkın..

Bu yazımda edebiyat yapmayacağım.. Bencillik belki ama sadece kendimden bahsedeceğim, çünkü canım sıkıldı.
Oku istersen, belki aynı kişiyizdir.. 


Sadece canım sıkkın..
Bunu depresyona, ailesel sorunlara, sosyal ortamıma, çevreye, okula veya bir kıza bağlamak saçma..
Yeni farkettim bunu..
Bi boşluk işte be.. Öyle çok önemli bi sorun yok ki, sadece canım sıkılıyo..
Hayattan keyif almayı beceremiyorum belki, belki kendime suni acılar yaratarak bişeyleri unutmaya çalışıyorum..
Bilmiyorum..
Sadece canım sıkkın şu an, ve artık melankolik takılmanın saçma olduğuna ikna olmuş durumdayım..


Beni tanıyanlar bilir, ben en neşeli ortamlarda bile dalıp gidebilirim..
O gün Beşiktaş kaybetmemişse, param bitmemişse (ve çok ihtiyacım varsa), tuğba gibi bi kız çıkıp duygularıma tecavüz etmemişse, ya da aileme canım sıkılmamışsa falan o dalıp gitmeler sadece can sıkıntısındandır başka birşey değil..
Yoksa gelecek kaygısı (korkusu) bile taşımayan çok rahat ve özgür bir insanım aslında ben..
Sıkılmayı seviyor da olabilirim. Neden olmasın..
Belki insanların benimle ilgilenmesini istememin bilinç altımdaki tezahürüdür bu, bilinçli yapmasamda..


Benim canım ve onun sıkılan kısmı çok tatminsiz ve çok şımarıktır. Buna canımın istediği birçok şeyi vermeme rağmen engel olamıyorum.. Müzik yapmak istiyorsa albüme başlıyorum, yazmak istediğinde kahvesini hazırlayıp bilgisayarımı hizmetine sunuyorum, gezmek istiyorsa ayaklarım emrinde, spor yapmak istiyorsa haftada 10 saat aikido çalışmasına izin veriyorum, sırf canım sıkılmasın diye tavladığım kızlar da oldu..
Canım neden sıkılıyosun? Canım benden ne istiyosun? Söyle canım ne yapalım bu sefer?
Canım, orda mısın canım benim?!


Sefa Özçelik

1 yorum:

Okuyoruz Çünkü..!